Düzenli Tarama Programlarına Katılım Kolorektal Hastalıklarda Hayat Kurtarıyor



Türk Kolon ve Rektum Cerrahisi Derneği (TKRCD) Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Feza Yarbuğ Karakayalı ile kolorektal hastalıklar, erken teşhis ve toplumsal farkındalık üzerine konuştuk. Kolorektal kanser dünya genelinde ve Türkiye’de en sık görülen kanser türleri arasında yer alıyor. Üstelik erken teşhis edildiğinde tamamen tedavi edilebilir bir hastalık. Türk Kolon ve Rektum Cerrahisi Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Feza Yarbuğ Karakayalı derneğin misyonu ve çalışmaları, kolorektal hastalıkların tedavisindeki güncel gelişmeler ve toplumumuzun bağırsak sağlığı farkındalık seviyesi hakkında sorularımızı yanıtladı.


Türk Kolon ve Rektum Cerrahisi Derneği ne zaman kuruldu?

Türk Kolon ve Rektum Cerrahisi Derneği 1994 yılında kolorektal cerrahi alanında bilgi birikimini artırmak, meslektaşlar arasında işbirliğini güçlendirmek ve hastalara daha kaliteli sağlık hizmeti sunmak amacıyla kurulmuştur. O günden bu yana bilimsel toplantılar, eğitim kursları, araştırma projeleri ve toplum farkındalık çalışmalarıyla hem ulusal hem de uluslararası düzeyde saygın bir konuma ulaşmıştır.

Derneğinizin misyonu ve temel amaçları nelerdir?

Misyonumuz; kolorektal hastalıkların tanı ve tedavisinde en güncel yöntemlerin ülkemizde uygulanmasını sağlamak, meslektaşlarımızın mesleki gelişimini desteklemek ve toplumda bağırsak sağlığı farkındalığını artırmaktır. Amacımız, her hastanın en yüksek standartlarda sağlık hizmetine ulaşmasını sağlamak ve uluslararası bilimsel platformlarda ülkemizi güçlü bir şekilde temsil etmektir. Bunun yanı sıra, kolorektal kanser taramaları ve erken teşhisin önemi konusunda toplum bilincini artırmaya yönelik projeler yürütüyoruz.

Derneğinize kimler üye olabiliyor? Kaç üyeniz bulunuyor?

Derneğimize kolorektal hastalıklarla ilgilenen her Türk vatandaşı genel cerrah üye olabilir. Şu anda 700’ün üzerinde aktif üyemiz var.

Dernek bünyesindeki çalışma grupları hangi alanlarda faaliyet gösteriyor?

TKRCD içerisinde farklı ihtiyaç ve uzmanlık alanlarına yönelik pek çok çalışma grubu bulunuyor:

• Ailesel Kolorektal Kanser Çalışma Grubu: Genetik yatkınlığı olan ailelerde erken tanı ve genetik danışmanlık bilincini artırıyor.
• Pelvik Taban Çalışma Grubu: İdrar–dışkı kaçırma ve organ sarkması gibi sık görülmesine rağmen konuşulmayan sorunlara dikkat çekiyor, eğitim ve araştırmaları destekliyor.
• Klinik Araştırmalar ve Kolorektal Kanser Veritabanı Grupları: Çok merkezli çalışmalarla bilimsel üretimi artırıyor ve hastaların güncel tedavilere erişimini kolaylaştırıyor.
• SoMe (Sosyal Medya) Çalışma Grubu: Toplum ve hekimlere yönelik farkındalık içeriklerini dijital platformlarda yayıyor.
• Genç TKRCD: Genç cerrahların temsiliyetini güçlendiriyor.
• SUT / TTB Grupları: Mesleki dayanışmayı ve savunuculuğu destekliyor.
• Bilişim Teknolojileri Komisyonu: Sanal eğitim olanaklarını geliştiriyor.

Kolorektal hastalıklar nelerdir?

Kolon, rektum ve anüsü etkileyen, hem iyi huylu hem kötü huylu hastalıklar bu grupta yer alır.

Bunlar arasında:
• Polipler
• Kolorektal kanser
• Hemoroid
• İnflamatuvar bağırsak hastalıkları
erken teşhis edilmediklerinde ciddi sonuçlara yol açabilecek yaygın hastalıklardır.

Kolorektal hastalıkların tedavisinde öne çıkan güncel yaklaşımlar nelerdir?

Son yıllarda cerrahi pratiği dönüştüren başlıca gelişmeler şöyle:
• Minimal invaziv yöntemler (laparoskopik ve robotik cerrahi)
• Rektum kanserinde organ koruyucu tedaviler
• Kişiselleştirilmiş tedavi planları
• Yapay zekâ destekli görüntüleme teknikleri
Bu teknolojiler hem iyileşme sürecini kısaltıyor hem de tedavi başarısını artırıyor.

Toplumumuzun bağırsak sağlığı farkındalığı hakkında neler söylersiniz?

Kolorektal kanser hem kadınlarda hem erkeklerde en sık görülen üçüncü kanser türüdür ve en önemli özelliği önlenebilir ve erken teşhis edildiğinde tamamen tedavi edilebilir bir hastalık olmasıdır; ancak ülkemizde toplum farkındalığı hâlâ istenilen düzeyde değildir.

Özellikle rektal kanama çok sık görülen ve çoğu zaman basit hemoroid ile karıştırılıp göz ardı edilen bir şikâyettir. Oysa rektal kanama kolorektal kanserin en erken ve en önemli uyarı işaretlerinden biridir. Ne yazık ki hastaların büyük bir kısmı bu yakınmayı utanç, ihmal ya da önemsememe nedeniyle hekime geç bildiriyor. Bu da kanserin daha ileri evrelerde teşhis edilmesine yol açıyor.

Oysa düzenli tarama programlarına katılım hayat kurtarıcıdır. 50 yaşından itibaren (riskli ailelerde daha erken) yapılan dışkıda gizli kan testleri, kolonoskopi ve diğer tarama yöntemleri sayesinde kanserin henüz ortaya çıkmadan polip evresindeyken saptanması mümkündür. Böylece basit bir endoskopik işlemle polip çıkarılarak kanser gelişimi tamamen önlenebilir.

Dernek olarak toplumun bu konuda bilinçlenmesi için yoğun çaba gösteriyoruz. Her yıl mart ayında Dünya Kolorektal Kanser Farkındalık Ayı kapsamında düzenlediğimiz toplantılar, sosyal etkinlikler ve sosyal medya kampanyalarıyla rektal kanama belirtilerinin ihmal edilmemesi gerektiği ve taramanın hayat kurtardığı mesajını yaygınlaştırmaya çalışıyoruz.

Derneğiniz tarafından gerçekleştirilen eğitim faaliyetlerinden bahseder misiniz?

Eğitim, derneğimizin en öncelikli misyonlarından biridir. Dünya genelinde 6.500’den fazla kullanıcıya ulaşan “TSCRS Sanal Akademi” tüm genel cerrahlara ve asistanlara ücretsiz, güncel ve erişilebilir eğitim içerikleri sunuyor. Bunun yanı sıra yıl boyu düzenlediğimiz kurslar, canlı cerrahi yayınları, web seminerleri ve interaktif olgu tartışmaları ile çok geniş bir eğitim yelpazesi sağlıyoruz.

Bu faaliyetlerin yanı sıra burs programlarımız genç cerrahlarımız için büyük önem taşıyor. Her yıl yaklaşık 10 meslektaşımıza sağladığımız burslar onların yalnızca bilgi ve deneyimlerini artırmalarını değil, aynı zamanda uluslararası bilimsel topluluklarla doğrudan temas kurmalarını da sağlıyor. Özellikle yurtdışı burslarımız genç cerrahlara dünyanın önde gelen merkezlerinde çalışma, farklı cerrahi teknikleri öğrenme ve uluslararası meslektaşlarıyla bağ kurma fırsatı veriyor. Bu deneyimler sadece cerrahi becerilerini değil, aynı zamanda vizyonlarını, bilimsel üretkenliklerini ve liderlik potansiyellerini de geliştiriyor.

Yurtdışında elde edilen bu birikim ülkemize dönüldüğünde genç cerrahların çalıştıkları merkezlere ve öğrencilerine yansıyor; yani bu katkı yalnızca bursiyere değil, zincirleme şekilde tüm cerrahi topluluğa ve dolayısıyla hastalarımıza da fayda sağlıyor. Bizim için bursların en değerli yanı da budur: Genç bir cerrahın yolunu açarak dolaylı olarak yüzlerce hastanın geleceğine dokunabilmek.

Son olarak yenilikçi ürün ve teknolojiler ile ilgili ne mesaj vermek istersiniz?

Kolorektal hastalıklar ülkemizde giderek artan bir halk sağlığı sorunudur. Endüstri ile şeffaf, etik ve bilimsel temelli işbirliklerinin hem hekimlere hem hastalara büyük katkı sağlayacağına inanıyoruz. Yenilikçi ürün ve teknolojilerin geliştirilmesi için endüstri ile çalışmaya açığız; ancak bu süreçte her zaman hasta güvenliği ve bilimsel doğruluk önceliğimizdir.


Prof. Dr. Feza Yarbuğ Karakayalı kimdir?

1996 yılında Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesinden mezun olan Prof. Dr. Feza Yarbuğ Karakayalı, Genel Cerrahi eğitimini 1997–2003 yılları arasında Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Genel Cerrahi Anabilim Dalında tamamladı. Aynı üniversitede 2010 yılında doçent, 2015 yılında profesör unvanını elde etti. 2010 yılında ABD’de Cleveland Clinic Kolorektal Cerrahi bölümünde minimal invaziv cerrahi ve pelvik taban hastalıkları konusunda eğitim aldı.

Halen Başkent Üniversitesi İstanbul Hastanesi Medikal Direktörü olarak görev yapan Prof. Dr. Yarbuğ Karakayalı, Başkent Üniversitesi İstanbul Hastanesi Genel Cerrahi Anabilim Dalı Öğretim Üyesi olarak klinik çalışmaları, akademik yayınları ve eğitim faaliyetleriyle alanına önemli katkılar sunmaya devam etmektedir.