Humanitas Şairi Ovidius ve Gizemli Sürgünü



Publius Ovidius Naso (Ovid), Vergilius ve Horatius ile beraber Latin edebiyatının üç kanonik şairinden biridir.

Humanitas Anlayışı ve Etkisi

Klasik dönemde “humanitas” kelimesi , geleneksel yazılı olmayan Roma ahlak kurallarını (mos maiorum) oluşturan bir dizi nitelikle birleştirilmiş olan Yunan philanthrôpía (bizi insan yapanı sevmek) ve paideia (eğitim) kavramlarını ifade ediyordu.

Bu kavram, Rönesans döneminde İtalyan hümanistlerin klasik antik çağı yeniden keşfetmesi sırasında kilit rol oynadı. Söz konusu keşif, Cicero'nun beşeri bilimleri geliştirme çağrısını yeniden canlandıran ünlü İtalyan şair Petrark ile başladı.

İmparator Augustus döneminde genelde aşk üzerine mitolojik temalı şiirler yazan Ovidius, hüzün beyitlerinin en büyük hocası olarak kabul ediliyordu. Şiirleri, ortaçağın sonuna kadar Avrupa edebiyatını önemli ölçüde etkiledi.

Roma İmparatorluğu’nda iç savaşın yarattığı dehşeti tecrübe etmiş olan Vergilius ve Horatius'tan farklı olarak Ovidius'un nesli, Augustus Barışı'nın rahatlığı altında, huzur ortamında yetişmişti. Ovidius, hakikati arama veya metafiziğin problemleriyle uğraşma gibi konular ile ilgilenmedi. İnsani ve iyi hislere hitap eden ve bu olmaksızın diğer karakter özelliklerinin önem arz etmediği humanitas anlayışı onun en belirgin özelliğiydi.

Augustus Ahlak Kuralları

MÖ 1. yüzyılda Roma’da bir nevi cinsel devrim yaşanmıştı. Catullus, şiirlerinde Lesbia takma adıyla bahsettiği evli bir kadınla yaşadığı ilişkiyle övünüyordu. Ovidius’un şiirleri de bu tip yasak aşkları alenen övüyor gibi duruyordu. Augustus bu tarz bir davranış biçimini siyasi ve sosyal düzene karşı bir tehdit olarak gördü. Bu nedenle zinanın kökünü kazımak ve üst sınıftan kişileri evlenip çocuk sahibi olmaya zorlamak için bir köklere dönüş kampanyası başlattı. Zina bir asayiş suçu haline getirildi. Haksızlığa uğramış bir koca hem karısını hem de sevgilisini yargılatabiliyordu ve suçlu bulunmaları halinde uygulanacak cezalara sürgün de dahildi.

Sırrı Çözülemeyen Sürgün

Ovidius, önemli bir Romalı ailenin çocuğu olarak MÖ 43'te doğdu. Kardeşinin 20 yaşında ölmesinden sonra yerleşik kanunlara karşı çıktı ve Atina'dan Anadolu'ya birçok yeri dolaşarak babasının hiç de onaylamadığı bir şekilde şiire yöneldi.

Edebiyat hayatının ilk 25 yılında erotik şiirler yazan Ovidius daha ilk eserlerinden sonra çok popüler oldu. MÖ 19 yılında ilk aşk şiirleri derlemesi olan Amores’i yayımladı. Çok başarılı olan ve günümüzde hakkında birçok araştırma bulunan bu kitap daha sonra İmparator Augustus’un emriyle Roma kütüphanelerinden çıkarılacaktı.

MS 8 yılında Batı edebiyatında sırrı günümüze kadar çözülememiş bir olay yaşandı.

Roma’nın şöhretli ve çok sevilen şairi Ovidius, adeta durup dururken şehri terk etmeye zorlandı ve sürgüne gönderildi. Ortada ciddi tarihi delillerin bulunmaması, pek çok kişiye Ovidius’un müstehcen eseri Ars Amatoria (Aşk Sanatı) yüzünden sürgüne gönderildiğini, kitabın imparatoru öfkelendirmiş olabileceğini düşündürtmüştür. Bu eserde genç Romalı erkeklere, kadınlara nasıl yaklaşmaları gerektiğine dair şiirsel bir dille ve çoğu zaman Roma Mitolojisi'nden örneklerle öğütler veriliyordu.

Sürgün ile ilgili bir başka tez ise Augustus’un kızı ile ilgilidir. İddialara göre İmparator’un kızı Julia eğlence için yaratılmış, aşıklarıyla Forum’un orta yerinde randevulaşmaktan keyif alan, rastgele cinsel ilişkileri ile bilinen muzip biriydi. Augustus MÖ 2 yılında onu Napoli’nin batısındaki Ventotone Adası’na, aşığı Gracchus’u ise Tunus’un doğusundaki Cercina Adası’na sürgün ettirdi. Kimi tarihçiler Ovidius’un Julia’nın yaptıklarından haberdar olduğunu ve o dönemde imparatoru bu konuda uyarmadığı için sürgün edildiğini söylemektedir.

Gerçek sebep ne olursa olsun Ovidius kendisine neden bu cezanın verildiğini hiçbir zaman açıklamadı. Sadece “cinayetten daha kötü” bir suç işlediğini ifade etti.

Dönüşümlerin Şairi

Ovidius sürgüne gönderilmeden hemen önce başyapıtı kabul edilen çalışması Metamorfozlar’ı yeni tamamlamıştı. Eserdeki temel mizansen, tanrıların aralarında lafladıkları Olimpos’tur. Ovidius dahiyane bir anlatımla bu dekoru hikâye içinde hikâye anlatmak için kullandı. On beş ciltten oluşan bu büyük şiir dünyanın oluşumunu anlatan Roma ve Yunan mitolojisinden esinlenen hikâyelerden oluşuyordu. Hepsi de görünümde ve şekillerde yaşanan dönüşümleri ele alan bu hikâyeler daha sonra Geoffrey Chaucer ve William Shakespeare’in de aralarında olduğu pek çok şair ve yazara ilham verdi. Öyle ki Shakespeare oyunlarında Ovidius’a referans vermiş, Tempest (Fırtına) adlı oyunundaki bir bölüm doğrudan doğruya Metamorfozlar’ın bir pasajından uyarlanmıştır.

Ovidius ömrünün son on yılını bugün Romanya’nın Karadeniz kıyısındaki Köstence şehri yakınlarında bulunan Tomis adlı Roma sınır kasabasında geçirdi. Ovidius’un arkadaşlarının bütün taleplerine rağmen ne Augustus ne de onun varisi Tiberius büyük şairin Roma’ya dönmesine izin verdi. Ovidius MS 17’de 60 yaşında hayat veda etti.

Ovidius’un hazzı, aşkın ve şiirin amacı haline getiren, cinsellik kokan, nükteli ve patavatsız elegia’ları Batı Edebiyatı’nın eşsiz eserlerdir. Başka hiçbir Romalı böyle şiirler yazmamıştır ve bu tarz Ovidius ile birlikte silinip gitmiştir.


Ovidius’tan Özlü Sözler

Acceptissima semper munera sunt, auctor quae pretiosa facit.
En makbul hediye, hediye edenin değerli kıldığıdır.

Abeunt studia in mores.
Meşguliyetler alışkanlıklara dönüşür.

Curando fieri quaedam majora videmus vulnera, quae melius non tetigisse fuit.
Bazı yaralara dokunulmaması daha iyidir; çünkü bunlar tedavi edildikçe büyür.

Amor tussisque non celatur.
Bir aşkı, bir de öksürüğü gizleyemezsin.

Casus ubique valet, semper tibi pendeat hamus.
Şans her yerde karşına çıkabilir, bu yüzden sen oltanı hep sarkık tut.

Est quaedam flere voluptas, expletur lacrimis egeritur dolor.
Ağlamanın da ayrı bir keyfi var; çünkü gözler yaşlarla dolunca acı da akar gider.

Saucius ejurat pugnam gladiator, et idem immemor antiqui vulneris arma cepit.
Gladyatör yara aldığında dövüşmeye tövbe eder, çok geçmeden de aldığı yaraları unutup tekrar silahına sarılır.

Tranquillas etiam naufragus horret aquas.
Gemi kazasına uğrayan adam durgun sudan bile korkar.


Kaynaklar:

1-Entelektüelin Kutsal Kitabı, Maya Kitap – David S. Kidder ve Noah D. Oppenheim
2-Latince Güzel Sözler Antolojisi, Alfa Kitap – Çiğdem Dürüşken
3-Geldim Gördüm Yendim, Say Yayınları – Peter Jones