Bas’tan Soprano’ya
İnsan Sesinin Türleri

İnsan Sesleri ve Ses Türleri: Bas, Tenor, Soprano ve Diğerleri
Dünyanın en çok çalınan çalgısı insan sesidir. İnsanlar ağızları, gırtlakları, diyaframları ve nefesleriyle çok geniş bir yelpazeye yayılan, bambaşka sesler üretme kapasitesine sahiptir. Bu nedenle şarkıcıların sesleri belli kategorilerde sınıflandırılır. Seslerin sınıflandırılması aslında Avrupa klasik müziğinde sanatçıların vokal özelliklerini kategorize ederek rolleri seslerle ilişkilendirmek için kullanılan bir araçtır.
Sesin kalın veya ince duyulması, en başta ses telinin uzunluğu ile alakalı bir durumdur. Frekansı yüksek olan ince seslere "tiz” ses, frekansı düşük olan kalın seslere "pes" ses deriz. Bir insan sesinin ulaşabileceği ortalama en yüksek aralık ise yaklaşık olarak 8 oktavdır.

Batı klasik müziğinde ana ses türü olarak üç erkek üç de kadın sesi vardır.
Şimdi gelin altı tür insan sesini, her türün ünlü sanatçılarını ve operada bu seslere verilen en bilinen rolleri inceleyelim.

René Pape
Bas: Latince bassus kelimesinden türetilmiş olan bu terim “alçak” ya da “kısa” anlamına gelmektedir. Pes seslere uzayan bir ses genişliğine sahip en koyu insan sesidir. Bas ses sanatçıları çok dolgun ve çok kalın sesler üretebilirler. Bas, bir erkek sesidir.
Opera türüne bağlı olarak bas sesler genellikle bilgelik veya çok yaşlı bir karakteri çağrıştırmak için kullanılır.
Ünlü bas opera sanatçıları arasında Alman René Pape, Bulgar Nicolai Ghiaurov ve İtalyan Cesare Siepi sayılabilir.
Operada en ünlü bas rollerinden üçü Beethoven'ın Fidelio'sunda Don Pizarro, Donizetti'nin Don Pasquale'sinde Don Pasquale ve Rossini'nin Sevil Berberi'nde Doktor Bartolo’dur.
Popüler müzikte ise en ünlü bas seslerden biri R&B sanatçısı Barry White’dır. Rammstein grubunun solisti Till Lindemann da ünlü bas sesler arasındadır.

Sherrill Milnes
Bariton: Bas insan sesinden biraz daha tiz olan bu erkek sesine verilen bariton isminin birebir anlamı “koyu tınlayan”dır. Klasik müzikte iki bariton ses türü vardır. Lirik bariton (ses genişliğinin daha çok tiz tarafına odaklıdır) ve dramatik bariton (daha çok pes sesleri ön plana çıkartır).
Operada bariton, sevilmeyen kocalardan kötü adamlara ve aradaki birçok role kadar çeşitli roller seslendirir. Operalardaki en heyecan verici erkek rollerinin çoğu baritonlar tarafından seslendirilir. Özellikle İtalyan besteci Giuseppe Verdi, Rigoletto, Nabucco ve Macbeth gibi hit eserlerinde başrollerle bariton sesine en etkileyici performanslarından bazılarını sunmuştur
ABD’li Sherrill Milnes, Polonyalı Mariusz Kwiecień ve Belçikalı José Van Dam en bilinen baritonlar arasında sayılmaktadır.
Mozart'ın Figaro'nun Düğünü'nde Kont Almaviva, Rossini'nin Sevil Berberi'nde Figaro ve Puccini'nin La Bohème'inde Marcello ünlü bariton rolleridir.
Bariton sese sahip popüler müzik sanatçıları arasında ise Johnny Cash, David Bowie, Nick Cave, Kurt Cobain, Liam Gallagher, Chris Martin, Bruce Springsteen, Bryan Ferry, Chris Cornell, Leonard Cohen, Bad Bunny sayılabilir.

José Carreras
Tenor: İkinci en tiz erkek sesidir (En tiz erkek sesi olan fakat nadir bulunan bir insan sesi olan kontrtenordan sonra geldiği için ikincidir). Latincede “tutmak” anlamına gelen tenere kelimesinden türetilmiştir. Bunun sebebi, tenorların geleneksel olarak ana melodiden sorumlu olmaları ya da onu tutmaktan, korumaktan sorumlu olmalarıdır.
Tenorlar genellikle operanın romantik kahramanı veya baş kahramanı rolünü üstlenirler; ancak bu her zaman böyle değildir. Sopranolar gibi, belirli rollere uygun birkaç farklı tenor ses türü vardır. Bunlar; lirik tenor, tenore di grazia, lirico-spinto tenor, spinto ve genellikle Richard Wagner'in operalarındaki gibi kahraman rollerini seslendiren heldentenor'dur.
Efsanevi İtalyan opera şarkıcısı Enrico Caruso bir tenordu. Elbette, dünyanın en ünlü tenorları arasında Üç Tenor önemli yere sahiptir. Luciano Pavarotti, Plácido Domingo ve José Carreras operayı daha geniş kitlelere ulaştırmada ve birçok insanın opera hakkındaki düşünme biçimini değiştirmede etkili oldular. Günümüzde aktif olan diğer ünlü tenorlar arasında Jonas Kaufmann, Juan Diego Flórez ve Andrea Bocelli yer almaktadır.
Ülkemizin önde gelen tenorları arasında Hakan Aysev, Aydın Uştuk, Bülent Bezdüz, Şenol Talınlı, Hüseyin Likos, Efe Kışlalı ve Murat Karahan sayılabilir.
Puccini'nin La Bohème'inde Rodolpho, Wagner'in Yüzük Döngüsü'nde Siegfried ve Puccini'nin Madama Butterfly'ında Pinkerton ünlü tenor rolleridir.
Bryan Adams, Jon Bon Jovi, Eminem, Don Henley, Elton John, John Lennon, Adam Levine, Shawn Mendes ve Sting de popüler müziğin önemli tenor sesleridir.

Marian Anderson
Alto (Kontralto): Bu İtalyanca kelime “yüksek” anlamına geldiğine göre tiz kadın sesleri alto sayılır.
Besteciler genellikle bu ses tipini büyük bir bilgeliğe sahip yaşlı kadın karakterler için ayırırlar. Soprano veya mezzo-sopranoların aksine, gerçek bir kontralto çok nadir bulunur.
İngiliz Kathleen Ferrier, ABD’li Marian Anderson ve Polonyalı Ewa Podleś ünlü kontraltolardır.
Çaykovski'nin Yevgeni Onegin'inde Filippevna, Verdi'nin Maskeli Balo'sunda Ulrica ve Wagner'in Das Rheingold'unda Erda ünlü kontralto rolleridir.
Tracy Chapman, Lana Del Rey, Cesaria Evora, Lady Gaga, Alicia Keys, Annie Lennox, Katy Perry, Pink, Shakira ve Adele ise popüler müziğin kontralto sesleridir.

Joyce DiDonato
Mezzosoprano: Birebir çevirisi “orta soprano” olan bu ses genişliği, altodan daha fazla tize uzanan; ama soprano kadar tiz seslere çıkamayan bir ses genişliğidir. Mezzosopranolar baştan çıkarıcı kahramanları (Carmen veya Delilah gibi) canlandırabilirken, besteciler bu sesleri genellikle anneleri, bakıcıları ve kötü kadınları canlandırmak için de kullanırlar.
ABD’li Joyce DiDonato, Alman Christa Ludwig ve Christa Mayer en ünlü mezzosopranolardandır.
İyi bilinen mezzosoprano rolleri arasında Rossini'nin Sevil Berberi'nde Rosina, George Bizet'nin Carmen'inde Carmen ve Verdi'nin Aida'sında Amneris sayılabilir.
Popüler müzikte Aretha Franklin en bilinen mezzosopranolardandır. Beyonce, Miley Cyrus, Dua Lipa, Madonna, Rita Ora, Laura Pausini, Rihanna, Taylor Swift, Janis Joplin ve Mary J. Blige da bu sese sahiptir.

Leyla Gencer
Soprano: En tiz, en hafif ve en parlak kadın sesidir. “Yukarıda” anlamına gelen Latince supra kelimesinden türetilmiştir. Sopranolar genellikle operada baş kadın karakteri canlandırır ve en ünlü kadın aryalarının çoğu sopranolar tarafından söylenir.
Yunan asıllı ABD’li Maria Callas, Katalan kökenli İspanyol Montserrat Caballe, ABD’li Renee Fleming, İtalyan Cecilia Bartoli dünyanın en ünlü sopranolarındandır.
Türk sanatçılar Leyla Gencer, Ayla Erduran, Leyla Demiriş de opera dünyasında önemli izler bırakmış sopranolardır.
Mozart'ın Sihirli Flüt'ünde Gece Kraliçesi, Donizetti'nin Lucia di Lammermoor'unda Lucia ve Verdi'nin La Traviata'sında Violetta ünlü soprano rolleridir.
Björk, Camila Cabello, Mariah Carey, Celine Dion, Ariana Grande, Whitney Houston, Nicole Scherzinger, Ellie Goulding ise popüler müziğin sopranolarıdır.
Bu altı temel sesin dışında sesle ilgili iki özel kavramı da bilmekte fayda var.
Falsetto: Bu tiz erkek seslerinin çıkartabildiği notalar, bir tenorun ya da kontrtenorun söyleyebileceğinden çok daha tize ulaşabilir; ama bu terim zaten her şeyi açıklamaktadır, zira falsetto “sahte” anlamına gelir. Falsetto söyleyen şarkıcılar yapay bir tiz sesle performans sergilerler ve kendi doğal ses renklerinin en tiz noktasına erişebilmek için normal şarkı söyleme tekniğini kullanmazlar.
1970’lerin ünlü gruplarından Bee Gees falsettoyu düzenli olarak kullanmıştır.
Kastrato: Kastrato şarkıcılar, tiz seslerini (soprano veya alto) korumak için hadım edilmiş erkeklerdi. Başlangıçta kilisede kullanılmak üzere tasarlanan kastratolar 17. ve 18. yüzyıllarda operalarda popüler hale geldi. Neyse ki kastrato şarkıcılar artık geçmişte kaldı; son gerçek kastrato şarkıcısı 1922'de hayatını kaybeden Alessandro Moreschi idi. Bir zamanlar kastratoların üstlendiği roller artık kontrtenorlar ve mezzo-sopranolar (çoğunlukla erkek rollerinde) arasında paylaştırılıyor.
Kaynaklar:
1-Müzik Atlası, Ulrich Michels, Gunther Vogel; Alfa Kitap
2-Müzik Teorisi 101, Brian Boone, Marc Schonbrun; Say Yayınları
